Vatani Gururumuz: İstiklal Marşı’mızın Kabulü

Takvim 12 Mart’ı gösterdiğinde hepimizin gururla okuduğu İstiklal Marşı aklımıza gelir. Bu kadar gururla okuduğumuz marşımızın nasıl, ne zaman, hangi şartlar altında yazıldığını bilmemiz gerekir. Çünkü en az saygıyla okumak kadar önemlidir tarihi bilmek.

Vatanımızı ve milletimizi korumak için mücadeleler devam ederken milletimizi de her zerresine kadar bir arada tutmak ve milli bilinci ayakta tutmak gerekiyordu. 23 Nisan 1920 tarihinde meclis açıldıktan sonra milli bir marş ihtiyacı doğdu. Bunun için Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) yarışma organize edilmesi konusunda öneride bulunmuş ve öneriyi uygun bulan Milli Eğitim Bakanlığı para ödüllü bir “İstiklâl Marşı Yazma Yarışması” düzenlemiş.

Yarışma süreci 6 aylık süre olarak ayarlanmıştır ve bu süre boyunca asla katılımda bir sınırlandırma yapılmamış. Bu süre sonunda gelen 724 şiir başvuruşu gelmiş. Ancak bu şiirlerin yanı sıra Ankara mebusu Mehmet Akif’ten bir şiir yazmasını istenmiş fakat hem para ödülünün olması hem de milletvekili olması sebebiyle yarışmaya katılmak istememiştir.

Yine de tüm ısrarlar sonucunda Ankara’daki “Taceddin Dergahı’ nda” kahraman ordu için bir şiir yazmıştır. Akif’in şiiri yani İstiklal Marşı, 724 şiirin arasından finale kalan 6 şiiri de geride bırakarak birinci seçilmiştir.

Kabulü:

Yazdığı 10 kıtalık dizeler 12 Mart 1921 yılında Ulusal Marş olarak kabul edilmiştir. Mehmet Akif, en başta da belirttiği gibi para ödülünü kabul etmemiş ve kazandığı bu ödülü gazilere bağışlamıştır.

Ulusal Marşı belirlendikten sonra 1930 yılında Osman Zeki Üngör tarafından bestesi yapılmıştır. O gün bugündür başta ilk iki kıtası olmak üzere milli törenler, maçlar, bayrak törenleri başta olmak üzere birçok yerde okunur.

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl.

Her kelimesinde tüyleri diken diken eden marşımızın tam haline elbette biliyorsunuzdur. Her yerden ulaşabilirsiniz ancak ben günün anlam ve önemine inanarak blogumda yer vermek istedim.

Bayrağımızın her daim dalgalanacağı, marşımızın dillerden düşmeyeceği yıllarımızın olması dileğiyle..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş
Paylaş
Tweetle
Pin